Hakkımda
|
|
:=)
|
Bağlantılarım
|
|
|
|
|
Saniyedir bu sayfadasınız... |
Bannerlerim
|


EĞER KOPYALAMADA SORUN VARSA İMLECİ KODLARIN ÜZERİNE GETİRİP SAĞ TIKLAYIN VE TÜMÜNÜ SEÇ DİYİN KODLARI SEÇİNCE MAVİNİN ÜZERİNE YİNE SAĞ TIKLAYIP KOPYALA DİYİN..
|
|
Alıçlı Mahallesinden ilkbahar manzaraları
|
:)
Teyze-yeğen otoyolda ilerliyor. Önlerinde giden tankerin arkasındaki DANGER yazısı teyzenin gözüne çarpıyor ve şu yorumu patlatıyor; -'Allah'ın akıllısı, TANKER yazacağına DANGER yazmış'
Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp; -'Bunlar taze mi?' diye sormuştu. Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı: -'Yok abla, pil takıp oynatıyoruz'*
Komşusunun marifetini de biri şöyle anlatıyor; Aniden fenalaşan annelerini hastaneye götürdüler. Yarım saat sonra doktor; -"Maalesef annenizi kaybettik" deyince, doktoru bir güzel dövdüler... O arada da bağırıyorlardı; -"Ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!' diye...
İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: -'Evde mi bıraktım acaba?'
http://galeri.internethaber.com/ alıntıdır
|
Tarih: 22:07, 10/4/2008 Kategori: - FIKRA |
Yorumlarım (1) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.
Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.
İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.
Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?
Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.
O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)
Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda, - "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu. - "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler. Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum! "Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.
Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.
Ertesi gün Yahudiye vardılar: "Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler. Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi. Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi. Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler. Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,
"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.
Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.
"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)
Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..
Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."
Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)
Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:
"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."
Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:
"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin Çok alâmetler belürdi gelmedin"
Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.
Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.
Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)
Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.
Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.
Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.
Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.
Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.
Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)
İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz. Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.
Kaynaklar: (1)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:60. (2)A.g.e, 1:162-163. (3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102. (4)A.g.e., 1:102. (5)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102. (6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162. www.islamiyet.gen.tr sitesinden alıntıdır. |
Tarih: 19:32, 4/4/2008 Kategori: dinimiz islam |
Yorumlarım (0) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
Arkadaşlarınızla keyifli bir oyun oynamak ister misiniz?
ÇizBakalım Nedir?
ÇizBakalım, internet üzerinden arkadaşlarınız ile beraber oynayabileceğiniz eğlenceli bir çizim-tahmin oyunudur.
Yaklaşık 2700 türkçe veya ingilizce kelime arasından rastgele seçilen kelimeleri sırası ile bir kişi çizerken, aynı oyunda olan diğer oyuncular da bu çizim ile anlatılmak istenen kelimeyi tahmin etmeye çalışıyorlar. Kısıtlı bir süre içerisinde doğru tahminde bulunan her oyuncu sırası ile puan alırken, aynı zamanda çizimi yapan oyuncu da her doğru tahmin için bir puan kazanıyor. Bir oyun 10 tur sürüyor, ve oyunun sonunda en yüksek puana sahip olan oyuncu oyunu kazanıyor.
Oyunun en önemli kuralı ise; çizim yaparken kesinlikle harfleri kullanmamak.

Oyuna ilk olarak giriş yaptığınızda bu ekran ile karşılaşırsınız. Buradan üye olarak giriş yapabilir yada misafir oyuncu olarak hemen oyunu deneyebilirsiniz.

Burası ise lobi ekranı. Sol üstte bulunan liste açık oyun odalarını gösterirken, altında bulunan liste o anda sunucu üzerinde oyun oynayan oyuncuları gösteriyor. Oda listesinden bir oda seçerek içerisine giriş yapabilir yada alıştırma seçeneği ile kendi kendinize çizim yapabilirsiniz. Her odada ayrı bir oyun oynanmaktadır. Oyunda ingilizce ve türkçe kelimelerin tahmin edilebildiği birbirinden bağımsız pekçok oda bulunmakta.

Bu ekran görüntüsünde devam etmekte olan bir oyun görülüyor. Bir oyunda en fazla 10 en az 3 kişi bulunabilmekte.

Oyuna başlamadan önce alıştırma seçeneğini kullanarak dilediğiniz gibi serbest çizim yapabilir, çizim araçlarının tüm özelliklerini öğrenebilirsiniz.
Siz de oynamak isteseniz www.cizbakalim.com adresine tıklayın bende oralardayım
sevgiler - daisy- |
Tarih: 13:00, 4/3/2008 Kategori: ordan burdan |
Yorumlarım (12) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
Özgürlük ve Türban

susmak kelimesinin anlamlarından biri de konuşmaktan ve düşüncelerinizi ifade etmekten kaçınmaktır . bazen susarsınız, susarsınız çünkü bazılarının sizi dinlemeye tahammülü yoktur. susarsınız çünkü " en güzel cevap susmaktır." dersiniz ki kendinizi kandırıyorsunuz belki de. bazen sussanız da bir türlü , susmazsanız bir türlü. (u: aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.) türkiye' nin gündeminde basörtüsü var. hangi tv kanalını açsan, hangi gazeteye baksan, hangi köşe yazarını okusan konu türban. hey büyük Allah' ım ne bu basörtüsü. almanya' da yangında ölen türkler varken, dünyayı ilgilendiren abd baskanlık seçimleri yapılırken, türkiye' de yapılan en önemli operasyonlarından biri ergenekon operasyonu'nun sonuçlarını, veli küçük' ü tartışmak ve daha nice konular varken başörtüyle kalkıp başörtüsüyle yatıyoruz. lailklik karşıtı mi, bir grubun siyasi simgesi mi, gerikalmışlığımızın sebebi mi,ne bu türban? bir çok sorunun cevabı, gizli ve esrarlı bir kelime "türban". diyorsun (u: ki türbanın üniversiteye girmesini istemeyen insan)ki "türban siyasi simgedir." ben şu ana kadar böyle bir insan görmedim, tanımadım, bilmiyorum. eğer dinini islam ise bilirsin ki islamiyet örtünmeyi emreder bunu yapan şahısta dini emrettiği için yapar. bilmiyorsan sözüm yok sana. aile baskısı yüzünden de takanlar vardır ama örtünme kul ile Rab' bi arasındadır isteyen örter, istemeyan örtmez.sen buna karışamazsın. ha türban ne zaman siyasi simge olur?eğer sen böyle devam eder türbanlıları bir sınıfa, bir cemaata ya da herhangi bir siyasi gruba ait görürsen bir gün gelir onlarda bunu yapmak zorunda olur o zaman işler karışır. ve sen böyle yapmaya devam edersen siyasi çıkarları için türbanı kullanmaya devam eden kişiler buna devam eder ki senin hiç hoşlanmadığını söylediğin kişilerdir bunlar. bilerek ya da bilmeyerek bu adamların ekmeğine bal sürmüş olursun ki kaş yapayım derken göz, kulak ne varsa çıkarmış olursun. sayın rektör amcalarımız, üniversitelerin emanet edildiği büyük insanlar, türbana karşı bildiri yayınlıyorlar. daha sonra istanbul üniversitesi rektör'ü çıkıp"türbanlılara hakettiği notu veremeyebiliriz." diyor. akdeniz üniversitesi tektörü çıkıp (gbkz: kipa) ile girmelerine izin veririm ama türban olmaz gibi şeyler diyo. sonra başka profesör de çıkıp" türbanlılar ders vermektense üniversiteleri kapatarız."(u: sen mi kurdun üniveristeyi be adam)diyor. (gbkz: melih meriç' )in canlı yayında sorduğu gibi "siz sayın rektörler,üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkmasını isteyen üniversite öğretim görevlilerinin sayısı 1500' ü aştı.(u: 2000 i aştı şu an itibariyle)siz üniversitelerde bu öğretim elemanları ile güzel güzel çalışırken sayıları yüzde ikiyi geçmeyen bu başörtülerle nie anlaşamıyorsunuz? ya da diğer bir soru (gbkz: nuh gönültaş' )ın köşe yazısında geçtiği gibi" siz bu başörtülülerin eşlerinin sizleri yönetmesini biliyosunuz da nasıl oluyorda bunların eşlerinin ya da kızlarının üniversiteye girmesinin laikliğe tehdit olarak görüyorsunuz? evet nasıl oluyo. çok güzel bir final sorusu evet sana soruyom cevap ver. diyorsun ki o adamları ben seçmedim ki? e bende seçmedim ama halkın çoğunluğu bunu istedi. şu an mecliste bunun oylaması yapılıyo ya da yapılmak üzere ki büyük ihtimal onaylanacak. e bu vekilleri kim seçti. şu an meclisin yüzde seksen civarı türban yasağının kaklamsını istiyo belki referanduma gitse bu oran yüzde doksanlar çıkacak. tabi buna cevabın var şimdiden bu millet salaktır. bir sen ve senin gibiler akıllı. zaten sizin demokrasi anlayışı azınlığın çoğunluğa hükmettiği bir anlayış mı yoksa? liberal demokrasinin hüküm sürdüğü bir çok avrupa üniversitesinde böyle bir yasak yok.adamlar bilim yapıyo. ama bizim ülkemiz farklı değil mi? diğer ülkelerde yasağın olmaması bizi ilgilendirmez değil mi? elinizden gelse orada bile yasak yaparsınız?ne alakası var diyeceksiniz zaten burası müslüman bir ülke değil bende uzaylıyım. evet beni adaletsizlik ve haksızlıklar rahatsız ediyor. örtünen kızların üniversitelerden dışlanmasına karşıyım. bir şeyi daha açıklama gereği duyuyorum ki yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeyelim. aslında hiç gerek yok ama böyle yorumlayacak şahısların da varlığı mevcuttur.ben demiyorum herkes kapansın. irandaki gibi devlet zorunluluğuyla örtünme olmasını onaylamadığım gibi, yine devletin zorlamasıyla insanların örtüsüne el uzatılmasına da karşıyım. e şimdi ben ne oluyorum? dinci, bağnaz, gerici, türbancı ya da amerikan emperyalisminin bir ürünü oaln ılımlı islam işbirlikçisi mi? |
Tarih: 21:36, 5/2/2008 Kategori: dinimiz islam |
Yorumlarım (14) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
C box a kayan yazı , renkli yazı nasıl yazılır ?
C BOX TA KAYAN YAZI, RENKLİ YAZI, KALIN , BÜYÜK VB. YAZILAR YAZMAK İÇİN KODLAR
[b] KALIN YAZI [/b]
[i] İTALİK YAZI [/i]
[u] ALTIÇİZGİLİ YAZI [/u]--
[color=red] .RENKLİ YAZI... [/color]
farklı renkle yazmak isterseniz red yazan yere başka bir renk kodunun ingilizcesini yazabilirsiniz
Kırmızı-red Mavi-blue Siyah-black Sarı-yellow Lacivert-navy Yeşil-green
[scroll] .....KAYAN YAZI ..... [/scroll]
[big] BÜYÜK YAZI [/big]
İSTERSENİZ KAYAN YAZIYI HEM RENKLİ , HEM KALIN, HEM BÜYÜK, KULLANABİLSİNİZ...
[scroll] [b] KAYAN KALIN YAZI [/b] [/scroll]
[scroll] [color=green] RENKLİ KAYAN YAZI [/color] [/scroll]
[scroll] [color=red] [big] RENKLİ KALIN KAYAN YAZI [/big] [/color][/scroll]
[scroll] [big] [color=violet] [i] BÜYÜK RENKLİ İTALİK KAYAN YAZI [/i] [/color] [/big] [/scroll]
[color=red] [b] RENKLİ KALIN YAZI [/b] [/color]
C box bu kodları kullanarak daha güzel mesajlar yazabilirsiniz :)
örnek;
[scroll] [color=red] merhaba [/color] [/scroll]

|
Tarih: 17:43, 19/1/2008 Kategori: BLOG YARDIM |
Yorumlarım (6) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
Seni Ele Sevirem Ki
SENİ ELE SEVİREMKİ
Seni ele sevirem ki... Diyersen ki niye ? Ne bilim, işte ele.
Seni görende bir hoş olir; ölir,ölir,ölirem. Ahşam olir.Davar,nahır,mal gelir, Komlar ahorlar dolir. Sayirem sayirem biri eksik.Bir daha sayirem Bir de bahirem sen yoksan.Üzilirem. Diyersen ki niye? Ne bilim işte ele.
Yassi olir.Sekide eymek yiyecağam, Civili,lavaşı dürüm edirem.Kitlirem. Yudamirem.Sen ahlıma gelirsen. Boğazıma düğümlenir. Gene diyirsen ki niye? Bennam işte ele
Anam örtüleri serir.Yatağağam. Mahcuplaniram. O da gidir külli beçara galiram. Uyuyacağam uyuyamirem. Gözlerim süzlir,gafam garişir. Yüreğim sıhişir,yatamiram. Gene diyersen ki niye? Bilmir misen işte ele.
Guşluğa doğru dalirem. Hayel,hülya görirem. Sanki yanymdasan. Sevinir,sevinir,bir hoş olirem. Bir de ayiliram ki yasdığa sarılmışam. Diyacahsın ki niye? Aman..işte ele.
Sabah olir.Horozlar ötir.Gün doğir. Gahirem.Bi cigara yahiram. Tayuhlara,culuhlara yem verirem. Culuhları dutir,dutir öpirem. Onnarı bile sene benzedirem. Sahın deme niye? Ne bilim, işte ele.
Ay gibi gelir,gün gibi gidirsen. Hep ömrümden götürirsen. Beni yiyir,yiyir bitirirsen. Seni nasıl sevdiğimi bilirsen. Diyirsen ki niye? Bilirsen işte ele.
Babam beni gapıya,bacıya koymir diyirsen. Eyi hat yiyirsen. Evde dururduğun yoh. Goni gomşiya,ezen-bibingile niye gidirsen? Dayıngilde,emmingilde ne işin var? ......sevirem,çıh cama tırhıca yüzün görim. Sahın deme niye? işte ele.
alıntıdır. |
Tarih: 13:03, 18/1/2008 Kategori: Erzurum siirleri |
Yorumlarım (4) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
ERZURUM BAKLAVASI

İŞTE ERZURUM BAKLAVASI DAHA ÖNCE YAYINLAYACAKTIM AMA BUGÜNE NASİP OLDU :) NEYSE BAYRAM DA YAPMIŞTIM ASLINDA FOTOSUNU ÇEKMİŞTİM DURUYODU ÖYLE ...E E E NE DURUYORSUNUZ YESENİZE |
Tarih: 20:37, 12/1/2008 Kategori: Erzurum Yemekleri |
Yorumlarım (2) | Sende Yorum yaz | Bağlantı |
|
|